Asansörden ilk bahseden Romalı mimar Vitruvius’tur. Vitruvius ilk asansörüArşimed’in kurduğunu söyler (İ.Ö. 236). Sonraki dönemlerde bazı kaynaklara göre asansörler kenevir halatlar üzerindeki faytonlardır ve insan ya da hayvanlar tarafından sürülürler. Bu tür asansörlerin Mısır’daki Sina manastırına kurulduğu düşünülmektedir. 17. yüzyılda asansörlerin prototipleri İngiltere ve Fransa’daki saraylarda kurulmuştur.

1793 yılında Ivan Kulibin Saint Petersburg’un Kış Sarayı için bir vidalı kaldırma mekanizması tasarlamıştır. 1816 yılında Moskova’nın bir köyünde Arkhangelskoyeadlı ana binaya bir asansör kurulmuştur. Londra’da 1823’te “yükseltilen oda” ortaya çıkmıştır.

1800 yılının ortasında yük taşıyan basit asansörlerin birçok çeşidi yapılmıştır. Bunların çoğu hidrolik olarak çalışmıştır. Ilk hidrolik asansörde kalkış ve inişi sağlamak için vagonun altında bir dalma pistonu kullanılmıştır. Pompa dikey bir silindir içindeki bir pistona veya çelik kolona suyla baskı gücü sağlardı. Baskının artmasıyla asansör alçalırdı. Asansörde ayrıca bütün ağırlığın pistona yüklenmemesi için denge sağlayıcı bir sistem kullanılırdı. Piston uzun binalar için pratik değildi, çünkü piston için binanın uzunluğundan öte derin bir çukur gerekmekteydi. Sonradan birçok makaralı halat donanımlı asansörler üretildi.

New York’lu Henry Waterman 1850 yılında asansör için “sabit halat sistemini” üretmesi tanınır. 1853’te Elisha Otis kablonun kopması durumunda boşluğa düşme ihtimalini ortadan kaldıran güvenlikli bir asansör tasarlar. Bu asansörün tasarımı günümüzde de kullanılan asansörlere benzer. Asansörün hızlı inişlerine önlem olarak yönlendirici bir cihaz yaratır, bu cihazı 1854 yılında New York’ta Crystal Palace’daki fuarda sergiler.

İlk yolcu asansörü 3 Mart 1857 tarihinde New York’ta 488 Broadway’de kuruldu. İlk asansör şaftı ilk asansörden dört sene önce geliştirilmiştir. Peter Cooper’ın 1853 yılında yapımına başlanan New York’taki Cooper Union binasının tasarımında bir asansör şaftı bulunmaktaydı çünkü Cooper güvenilir bir yolcu asansörünün yakında icat edileceğine inanıyordu. Şaft silindir şeklindeydi çünkü Cooper’a göre en etkili tasarımdı.

İlk elektrikle çalışan asansör 1878 yılında Werner von Siemens tarafından üretildi. Elektronik asansörlerin güvenilirliği ve hızı ise Frank Sprague tarafından geliştirildi. Asansörlerin gelişimi kömür ve tomruk gibi hammaddelerin dağ eteklerinden taşınma ihtiyacı ile başladı. Bu sanayiler sayesinde geliştirilmiş olan teknoloji ve çelik yapıların ortaya çıkması, yolcu ve yük taşımacılığını günümüze taşıdı.

1874’te J.W. Meaker asansör kapılarının güvenilir bir şekilde açılıp kapandığı bir yöntem buldu. U.S. Patent 147,853. 1929’da Clarence Conrad Crispen ilk konut asansörünü üretti.

Güvenlik

Asansörler çok güvenilir olarak tanımlanmaktadır. Diğer taşıma sistemlerine nazaran asansörler her gün milyonlarca kişiyi çok daha düşük kaza oranı ile taşımaktadır. Yine de asansör arızaları olabilmektedir. Her yıl önemli sayıda insan asansörler kazalarında hayatını kaybetmektedir. 1998’de Amerika’da yaklaşık olarak 600 bin asansörün 120 milyar kez kullanımı sonucunda 10 bin kişinin asansör kazalarında yaralandığı bildirilmiştir.

1972 senesinden önceki hidrolik asansörler farklı bir kodlama uygulamasına sahip olup, olası felaketlere sebebiyet vermiştir. İlgili koda göre sadece tek tabanlı hidrolik asansörler mevcuttu. Silindir kırılması asansörün düşmesine sebep olabiliyordu. Denetimi gerçekleştirmek için pistonu çıkartmak gerekir. Pistonu çıkartmak başlı başına o kadar masraflı bir işlemdi ki, eski silindiri yeniden monte etmek yerine yeni bir silindir yerleştirip yeni bir piston monte etmek çok daha mantıklıdır. Silindir patlamasından korunmanın bir diğer yolu ise bir “emniyet kılıfı” bulundurmaktadır. Bu kılıf hızlı bir iniş esnasında silindir üstüne kenetlenir ve vagonu durdurur. Eski hidrolik asansörlerde hidrolik yağın sızıp potansiyel çevre kirliliğine sebebiyet vermesi riski de vardı. Bunun üzerine hidrolik silindirlerin PVC ile kaplanması işlemi başlamıştır.

Hidrolik kaldıraçlara ilişkin son 10 yıl içerisindeki yenilikler kaldıracı monte etmek üzere zemine sondaj yapma gibi masraflı bir iş gerekliliğini de ortadan kaldırmıştır. Böylece ayrıca aşınma tehlikesi de ortadan kalkmış olup emniyet arttırılmıştır.

Çekme asansörlerinde “emniyet vitesi” adında bir cihaz vagon çerçevesinin üstüne yerleştirilir. Bu cihaz “yüksek hızlı regülatör” adında başka bir cihaza bağlanır.  Ana halatlardan ayrı olarak başka bir halat emniyet vitesini regülatöre bağlar. Regülatörün genellikle emniyetli halatın çektiği bir makarası vardır. Bunun dışında regülatörün kol şeklinde pencere kilidi mevcuttur. Cihaz çok hızlı dönerse kol santrifüj kuvvetiyle birimin ortasından dışarıya doğru çekilir. Bu da makarayı kilitler ki böylece halat da durdurulmuş olur. Halatın durmasıyla birlikte vagon hareket halinde olmayı sürdürür, halat sürtünmeye sebebiyet verecek şekilde yukarı doğru uzanır. Böylelikle asansörün aniden durmasına veya ağır bir şekilde hareket etmesine yol açar.